1 Eylül 2012 Cumartesi

Ah Şu Kadınlar


Kimse ne yaptığını bilmiyor.
Hissettiklerimiz o kadar bulanık ki, insan kendini bile anlaşılmaz buluyorken bir başkasını anlamayı gönülden istemek büyük yük. Oldukça ağır.
Bunu sadece aşk, sevgi, mutluluk, dert gibi başlıklar altında söylemiyorum.
En genel manasıyla. "His" olarak. Akşama yerim diyerek yemeyi erteleyip buzdolabına koyduğun çikolatayı, akşam buzdolabına baktığında yerinde bulamamak gibi. Birilerinin onu yemiş olmasına duyduğun kızgınlık hissi gibi. Epey karmaşık hisler.

Ben cümlelerin kısa olmasını daha anlaşılır bulurum çoğu zaman. Ya da cümleyi kuranın her şeyi anlatıp, bana anlamaya çalışmam gereken şeyler bırakmayışından hoşlanmam belki. En yalın olan, en temiz olan gibi gelir bana. Kısalığının altında pek çok mana barındırdığını düşünürüm. Noktası yalancı noktadır onların. Devamını insanlar getirir, noktayı insanlar koyar.
Bu halleriyle bile bırakın insanları, o kısa cümleler bile anlaşılmak istiyorlar.

Burası anlaşılmak istenenlerin dünyası.
Ve bu dünyada anlaşılmayı bekleyen yaratıklar sadece kadınlar değil.

Fakat kendi adıma şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, kimseden bana verdiğinden fazla bir şey istemeye alışmadım ben. Verdiklerini güzelleştirdim kendi kendime.

'Ah biz kadınlar' demeden edemeyeceğim lakin.
Bizim için her şeyi bir başlık altında toplamak oldukça basit.
Hırs, şefkat, ulaşma arzusu, tatminsizlik, kaybedileni değerlileştirme, hayranlık ve adı henüz konmayan daha niceleri.
Kısaltmayı yine seviyoruz.
Üç harfle hem de. Adına "aşk" diyerek.
Eh işte. Kadınlar.
Anlat anlatabilirsen şimdi.
Anla anlayabilirsen.

4 yorum:

Sergerdan dedi ki...

Ah bu kadinlar.. Ama sen farklisin hepsinden (:

Serapus dedi ki...

Ah bu kadınlar. Çok da soru sorarlar, çok merak ederler. :)
Ne konuda farklıyım diye sorasım gelir de soramam.
:)

Fatih YILDIRIM dedi ki...

"Ah bu kadınlar" ifadesinin nedeninin hem kadınların kendilerinden kaynaklanan hem de kendi dışlarındaki kadınlık vasfının değişik anlamları itibariyle olan anlamından kaynaklandığını düşünüyorum.

Serapus dedi ki...

Hmm öyle diyorsanız öyledir. :)