27 Kasım 2012 Salı

Bir Oyun Oynayalım mı?


Başını sakladığında vücudu ortada olduğu halde kendisinin görünmediğini düşünür çocuk.
Olsun.
O görünmediğini sanar ya hani, işte o an ondan keyiflisi yok.
Sen ise bu hikayenin yetişkin rolünü oynuyorsun dostum.
Çocuğu saklandığı yerde görmene rağmen, oyununu bozmamak adına görmemiş gibi yapıyorsun.
Rolün oldukça basit. Yapman gereken sadece sürekliliğini sağlamak mutluluğunun.
Fakat şunu söylemeliyim ki yetişkinler çoğu zaman oyun oynamayı bilmiyor çocuk.
Oyunları kötü oynuyorsunuz siz büyükler.

11 yorum:

Sergerdan dedi ki...

Paragrafin anlam bütünlüğünü bozan cümleyi bulunuz. Ben sondan ikinci cümle diyorum.

Serapus dedi ki...

ımm şey o diğer paragraftan ayrı bi kısım aslında, bitirme cümleleri. Bi şekilde bitirmem gerekirdi bayım. :)

kahve telvesi dedi ki...

güzel bir noktaya vurgu yapmışsınız...oyun oynamayı bilmiyor bu büyükler...

Serapus dedi ki...

kahve telvesi;
Eh zaten oyunlar da çocuklar için var bir bakıma. :)

kahve telvesi dedi ki...

oyunlar çocuklara münhasır olmamalı bence...büyükler de oynamalı ara sıra ki, safiyetlerini ve masumiyetlerini korusunlar. Ama oynarken dikkat etsinler, kimse kimsenin duygularıyla ve onuruyla oynamasın...

Serapus dedi ki...

hıhım katılıyorum. :)
Teşekkürler güzel yorumun için. :)

ÖZGÜR dedi ki...

büyükler oyun oynamayı bilmiyor değil de unutuyorlar bence. çok uzaklarında kalıyor tıpkı masumiyet gibi.

Serapus dedi ki...

Özgür;
Aynen öyle.
Unutuyoruz oyunun kurallarını büyüdükçe. Mızıkçıyız çok. :)

Renklerle Yolculuk dedi ki...

Yetişkinler de bunun başka bir versiyonunu oynuyor, hem de çok güzel oynuyorlar. Sorunları görmezden gelerek çözülmesini beklemek oyunu. Bu da başını bir yere gizleyip görünmediğini zannetmek türünden bir şey. Sorunları sen görmüyorsan başkaları da görmez.

Ufuk Parlak dedi ki...

Çocukken oynanan oyunlar ileride karşılaşılacak oyunlarla paralel olsa daha mı tecrübeli olurduk acaba?

Serapus dedi ki...

Ufuk Parlak;
Sanırım öyle. Çocukken bu kadarına aklımız eremezdi ki ama. :)