2 Ağustos 2013 Cuma

Eşek


Sevmenin bazen sevilenin egosunu büyütmekten başka bir işlevi olduğunu düşünmüyorum. İşe yaraması için yapılan bir eylem elbette ki değil, belki çoğunlukla isteyerek bile değil. Fakat bazen bir-iki kullanımlığa indirgenmesi tahammül sınırlarını zorluyor.

Bir kadının size verebileceği tahmin edemeyeceğiniz kadar çok şey var. Buna rağmen siz ilkin tahmin ettiklerinizi istiyorsunuz.
Gördükleriniz ya da görebilecekleriniz için gösterdiğiniz çaba ve size bahşedilen aklın sınırlarını zorlamanız büyüleyici. Aktif olarak çalışan yerlerinizin sınırlı olmadığını görmek güzel. Sadece nöbetleşe çalışmasalar keşke dedirtiyor zaman zaman, onun dışında kusursuz. Tebrikler.

Elbette kimse sizden salt duygu insanı olmanızı beklemiyor. İnanır mısınız zaten epey zor olmalı sizin için. Biz sadece kalbinizin attığından haberdar olmak istiyoruz, istiyoruz ki kalbiniz yerleştirildiği yerde göğüs boşluğunuzda iki akciğerin arasında göğüs kemiğinizin hemen arkasında atsın.

Duygularınız azıcık arkadaş olsun duygularımızla, sonra biz omzunuza kadar çıkacak şiirler yazalım size.

Sahi hiçbir kadın sadece duyduğu sevginin kölesi olacak kadar aptal değil. Çoğu kez inanırmış gibi yapıyorlar, emin olun. Hatta kadınların şeytanın yansımaları olduğunu bile düşünüyorum, yakıştırma kulağa hiç hoş gelmese de.
Ama biz aynı anda birden çok şeyi iyi ya da kötü yapabiliyoruz. Sevebiliyoruz, sevişebiliyoruz, gülüyoruz, ağlıyoruz, çalışıyoruz, anne oluyoruz. Bizim sürekli sevmeye gücümüz varken sizin tüm bunları bir anda yok edebilme gücünü kendinizde görmeniz ürkütüyor. Bir sevip bir sevmemeniz adil değil.

Kadınların buna benzer feminist söylemlerde bulunması da şaşırtıcı değil, bazen hak vermek gerekiyor.
Ne de olsa ilgi ve değer görme adına sevip sevip duruyoruz.

Ya hem bize kim dedi de yüksek dozda karamelli çikolata aldık bu kadar. Ya da ne bileyim, meyveli yoğurt.
Şimdi "peki" diyeceğim, çok ağır kaçacak.

14 yorum:

kusyuvam dedi ki...

Ağzından öperim. Çok güzel yazmışsın. Aslında çok basit, altı üstü ilgi görmek istiyoruz; her şeyin temelinde bu yatıyor. Kadın hissettiğini yansıtıyor çoğu zaman, ona göre davranmak lazım... Ve asla inanmaması gerektiğini bildiği bir şeye bile inanmak istiyor... Ve kadın bir soru soruyorsa muhtemelen cevabını biliyor ve tepkinizi, nasıl cevap vereceğinizi ölçmek istediğinden soruyordur...

Adsız dedi ki...

baba siz ne içiyonuz da böyle oluyo ben anlamıyorum ki :D

Serapus dedi ki...

kusyuvam;
Teşekkürler. :)
Hepimiz anlıyoruz da çaresini bulamadık işte henüz.

Adsız;
Nasıl belli erkek olduğu bak.

Adsız dedi ki...

:DS:DAD:D seviorum sizi gençler

Adsız dedi ki...

Çok pis giydirirdim de neyse.

Adsız1'e de derin saygılar.

Serapus dedi ki...

Neyse denmez. Bilelim. Cezamızı çekelim.

Helene dedi ki...

Ya haklısın ama bu kadar da karamsar olma bence, emin ol onlarda da vardır bu olmasını istediklerin şeylerden az da olsa. Belki onları ortaya çıkartacak olan sensindir ya da başka bir kadındır neyse ne, peki deme de sen o zaman :)
sevdim :)

Vampiring dedi ki...

Altı üstü sevecekler, onu da yapamıyorlar.

Serapus dedi ki...

Helene;
Haklısın aslında, genelleme yapmamam gerekirdi. :)

Vampiring;
Di mii ama. Hem yemekleri filan yaparız biz.

Adsız dedi ki...

eyvallah adsız2 canımsın :*

Belki olur dedi ki...

Bu kadın erkek meselesi değil. Hani demişti ya "Sevgi emekti" diye... İşte bu durum sevenlerin ortak durumudur, bayanların ya da "bay"ların değil. Bi erkeğim ve yazdıklarını aynen hissediyorum, bu beni sizden biri yapmaz (yani sinciyet olarak :), çünkü bu durumda birçok adamı da tanıyorum. Mesele, sen sevdiğin kişi için her şeyinden vazgeç(ebil)mene rağmen onun senin için tek bir şeyinden bile vazgeçememesi bana kalırsa. Ama işte hiç bana kalmıyor arkadaş...

Adsız dedi ki...

adsız1, sakin ol sen iyisi mi.

serap, 'neyse'yi bi dahaki postta inşallah açıklamaya çalışıcam...

Emek Kızıltaş dedi ki...

benimki kadar güzel cümleler kuramadığını söylemiştin ya, çok yanılmışsın, her cümlesini severek okudum yazının. duyguların hem çok akıllı hem de çok haklı.

Serapus dedi ki...

Çok teşekkür ederim Emek, hoşgeldin. Yazılarını severek ve kıskanarak okuyorum. :)
Yer yer de burada paylaşıyorum, görmüşsündür.
Belki acın ya da acım aynı acının lacivertinden. Ondan olsa gerek bu duyduğum yakınlık.