7 Şubat 2012 Salı

Konumuz "aşk" değil, cidden.


Bir insan bir insana yeterdi herhalde. Fazlası fazladan dert, yük.
Aşık olmak denilen şey -eğer gerçekten varsa öyle bir şey- bir kişiye mahsus dediklerine göre. Sizi şair, aşık olunanı da şiir yapar o halde. Şiir gibi olursunuz. Hem ruhunuzun hem de egonuzun karnını doyurursunuz.
Eğer şiir olamazsanız bu "hiçbir şey" olduğunuz anlamına gelmez. Çünkü siz aslında sadece güneşi sevmiyorsunuz. "Siz" olmak her zaman yağmur ve güneşin birbirine eşlik etmesi demekti siz birer "şiir" olana dek.

Şiirler ya güneşten, ya yağmurdan, ya mutluluktan ya dertten yazılıyor o zaman. Oysa ki siz belki de sadece dert istemiyorsunuz. Dertten yakınıp karalıyorsunuz bir şeyler mutluluğu bulmak niyetine. Mutlu olduğunuzda vefasız bir dostu oluyorsunuz belki de kelimelerin. Güneşli havalar set kuruyor kaleminizin tam önüne. Yağmur yağdığında ise tekrar alıyorsunuz elinize kalemi, kağıdı. Araya giren soğukluk küstürmüyor sizi çoğunlukla. Çünkü insanlar genellikle arayıp sormadığı dostlarıyla da aylar sonra karşılaştıklarında kaldıkları yerden devam ederler sohbetlerine.Vefayı tartışacak halleri yok çünkü. "Neden merak etmedin hiç beni?" demek çok gereksiz. Hayır, kinaye yapmıyorum. Böyle olmalı.

Nihayetinde küslüğün lafını bile etmeden eski muhabbetiniz kaldığı yerden devam ediyor kelimelerle de insanlarla olduğu gibi, yine bolca o "malum kelime" ile dolu satırların eşliğinde.
Belki şiirler kelimeleri "aşk" olsun istemiyor sadece. Belki yeryüzünde o kelimenin varlığı/yokluğu belli bile değilken insanların şarkıları, şiirleri, fimleri ve daha birçok sanat ürününü bu tema üzerine kurmaları kıs kıs güldürüyor sanatı. Siz ise ağlıyorsunuz aşktan.

7 yorum:

ilgiyeihtiyacımvarlan dedi ki...

hep mutlu ve neşeli gezen insanlardan bu yüzden nefret ederim.
depresyon insan ruhunun demlenmesidir.
ve çay ve ruhun demli olanı makbuldur.

Serapus dedi ki...

Çünkü insanlar zaten demli ruhlarla uyanık kalırlar.
Ama bu demek olmuyor ki mutlu ve neşeli gezmeyelim. Kendimi korumam lazım burada, çoğunlukla gülümserim çünkü. :)

deeptone dedi ki...

keşke filmler, şiirler, romanlar, şarkılar olmasa da sadece normal ve sıradan aşk olsa dünyada.
:)

Serapus dedi ki...

deep;
Aynen öyle. Belki de aşk bu kadar gözümüzde büyütüldüğü için, kendi yaşadıklarımız bize aşkmış gibi gelmiyor. :)
Belki de gerçekten bilmiyoruz, yaşamadık. :)

Aslı dedi ki...

Serap sabah uyandıgında düşündügün ilk kişi o olmadımı? ya gece yatarken? ya her an aklında olmadımı hiç? ya, o olmazsa yaşayamam demedinmi?

Aşk var, bundan 5 sene önce deseydin bunu bana ne aşkı ya, derdim :) ya neyse, öyle işte..

Serapus dedi ki...

Aslı;
O olmazsa yaşayamam demedim hiç, sanırım demem de gibi. Ben bilmem. :)

Belki de bi 5 yıl daha beklemem gerek. :)

deeptone dedi ki...

mimin var bende.
:)