18 Şubat 2012 Cumartesi

Yazık denen bir şey var.

"Katranı kaynatsan olur mu şeker? Cinsine tükürdüğüm cinsine çeker" diye atasözü bile varmış. Çoğumuz da insanız son tahlilde. Bazen ne yapsak olmuyor. Bazen ağzında kalan o acımtırak tattan kurtulamıyorsun dostum.
Zaten aç kalamıyorsun, ondan bahsetmiyorum bile. Lakin tatlıdan da vazgeçemiyorsun. Uzaktan bir ":)" tatlı ihtiyacını gideriyor muhtemelen. Sen zaten hafif tatlılar seviyorsun. Yakından dolu dolu ":))" ler fazla sana.

Çünkü her konuyu yalnızlığa bağlamak sıktı artık. Çünkü her yalnızlık konulu yazı birbirine benzedi. Yalnızlığını sevdiğini iddia ediyorsun, yazılanları okumak yerine bir de sen yazıyorsun aynılarından, oradan buradan birkaç yalnızlık çalıp. Çünkü olmuyor, eğer yalnızsan yalnız kalamıyorsun. Bir sürü ortağı oluyor senin "yalnızlığım" dediğin şeyin. Yanılıyorsun, çokça. Paylaşımcı ruhun bölüştürüyor elindekini herkese parça parça. En büyük payı sen alıyorsun tabi ki. Arada sırada da ağzının payını aldığın oluyor.

Aklının alakasız yerlerinden bir sürü kelime bulup, cümlelere döküp, yazı diye koyuyorsun bir de bloga sonra utanmadan. En azından paylaşılmış yalnızlık diyebiliriz belki bunun adına.

14 yorum:

Aslı dedi ki...

Her şey paylaşılıyor Serap, her şeyimizi paylaşıyoruzda yalnızlıgı neden paylaşmayalım? o zaman yalnızlık kalırmı bilmiyorum tabi :)

Kelimelerin çok güzel bence, sonuçta bloglarımız bir çeşit günlük görevi görüyor dimi?

AtYarışındaki Eşek dedi ki...

Serap, özlemişim! Yalnız değilsin!?!?

Serapus dedi ki...

Aslı'cım :)

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılırsa yalnızlık olmaz falan diyorlardı, bilmiyorum ki belki doğru diyorlardır. :)
Çok şükür ki paylaşacak bir yalnızlığımız var hem. Paylaşımcı olmak da güzel tabi her halükarda.

Bir de bloglar iyi ki var ki. :)

Serapus dedi ki...

Umut! :)

Hoşgeldin yahu. :)
Tabi ki yalnız değilim, siz ne güne duruyorsunuz. :)

Adsız dedi ki...

Ne der şair yalnızlık paylaşılmaz paylaşılsa yalnızlık olmaz diye :)

Yalnızlık iyidir.

Güneş..

wimparella dedi ki...

bi kere peki demişsin çok iyi demişsin. salt bir yalnızlıktan bahsedilemez tabii ki ama bazen çok yalnızız yalnızlıktan ölüyoruz.öyle ya da böyle bu his bizi ele geçirip saçma sapan şeyler yaptırabiliyorsa çok çok çok yalnızız.

Serapus dedi ki...

Güneş;
Yalnızlık bize çok şey öğretir. Haklısın. :)

wimparella;
Hoşgeldin. :)
Bu his bizi fazlaca ele geçirebiliyor bazen dediğin gibi. Saçma sapan şeyler yaptırdığı gibi, güzel ürünleri de oluyor ki bazen.
Tema olarak çok güçlü. :)

deeptone dedi ki...

all we need is love yes.
make peace not war.
:)

mimin var bende.
:)

Erdost Yüksel dedi ki...

Ne yazarsanız okuyorum efendim, durduramıyorum tutamıyorum kendimi...

Çorbada bir cümlem olsun diyerekten;

Yalnızlık bir üç nokta; yarım kalmış, arkası var bilirsin ama elin kolun bağlıdır, getiremezsin...

Serapus dedi ki...

Erdost;

Çok mutlu ettiniz beni efendim. :)
Çorbamızın adını bilmediğim bir baharatı eksikti, şimdi oldu sanki. Teşekkürler. :)

Mia Wallace dedi ki...

serap ne güzel dökmüş içini :)

Serapus dedi ki...

Mia'm çok teşekkürler. :)

Zeynep M. dedi ki...

iyi de paylaşmak, yazmak yalnızlığı gidermiyor ki.

bir cümleye katılmak, bende bu cümleye yakınım demek yetmiyor ki.

benzerliklere bile farklı hissederek, farklı düşünerek ortak oluyoruz.

*

bu konuda değil ama bir konuda açmaz, hakikaten 'yazıklık' var.
o da, farklı olmak istemenin aynılaşması. farklı olmak isteyenlerin çoklaşması.

*

herneyse.

*

(bloguna bakıyorum bir süredir, tartışarak tanışmak istedim.)

iyi bloglar..

Serapus dedi ki...

Zeynep M.

Hoşgeldin. :)

Bence farklı olmayı istemek yazıklık değil ki. Aslında o, farklı olanları tanımayı istemek. Öğrenmek için, meraktan belki. Ya da kendini yenilemeyi istemek. Aynı kalmaktan iyidir bence. Bilmem. Her neyse.

Neticede kimse aynı değil. Herkes zaten farklı. :)

Teşekkür ederim buralara geldiğin, beni okuduğun için. :)