23 Ekim 2012 Salı

Yayın Akışı


Uyanmak.

Uyanamamak. Uyanmayı 5 dakika daha ertelemek.
Daha sonra bir 5 dakika daha ertelemek.

Uyanmak.
Hazırlanmak.

Gitmek.
Anlatmak. Anlatmak. Dinlemek.
Dönmek.

Baş ağrısı. Şarkı. Kahve. Takip.
Sevinmek. Heyecanlanmak. Mutlu olmak.
Üzülmek. Ağlamak.

Ağlamamak.
Uyumak.

Uyanmak.

14 yorum:

deeptone dedi ki...

hayt işte bu ki.
ne güzel.

takip ne ki ama.
:)

Elif dedi ki...



Ağlamak en iyisi. Üstünden atıveriyor insan yüklerini.

Serapus dedi ki...

deep;
:)
Takip işte olanı biteni takip etmek. Kısacası internet. :)

Elif;
Bence de. Bize ağlamayı veren Rabbimize şükürler olsun o zaman. :)

Overthinking dedi ki...

Hmm iyimiş :)
Ki benim ki;
Ders çalışmak
Babayla tartışmak
Ders çalışmak
Ölmek :D hepimizin hayatı çok eğlenceli :D Teşekkürler Tanrım :)

Serapus dedi ki...

Overthinking;
Ben de aralara bi yere o ders çalışmayı sokuştursam iyi olacak. :)

Hem bu hayatlardan şikayetçi olmaya hakkımız yok gibi aslında, özlemini çekenler var bunların. :)

Zombi dedi ki...

sanırım herkes aynıı.

Elif dedi ki...


İnsanın yalnız olmadığını bilmesi ne güzel bir duygu:))

Serapus dedi ki...

Zombi;
Doğru, yapacak bir şey yok. Tüm kanallardaki yayın akışı da birbirine benziyor zaten. :)

Elif;
Aynen öyle. İnsanlık halleri işte. :)

İbrahim Bulut dedi ki...

Nedense her şey üst üste geliyor. Bugünlerde bir arkadaşın ısrarları üzerine 6 tane roman okudu. Tesadüfen (öyle kabul etmem gerekiyor) bu romanlar nihilizme düşünceleriyle katkıda bulunmuş düşünürlerin romanlarıydı. Ve şimdi tesadüfen gezinirken bir blog çıkıyor karşıma ve şiir de yorumlarda topyekün nihilizm kokuyor. Halbuki ben insanı dünyada gereksiz bir varlık ( gelip-geçicidir insan) olarak görüyorum. Doğadan insan hariç bir varlığı kaldırdığınızda denge bozuluyor. Arılar olmasa 4 günde dünyanın sonu gelir diyor ünlü bilim adamı ama insan olmazsa demiyor, veya korkmuştur. Düşünmüştür bunu mutlaka.
Böyle yaşama anlam veremeyerek bunalıma giren insanlara şaşırıyorum. Farklı şeyleri okumaya korkuyorlar veya değişimi sindiremiyorlar.
Bir de Türkiyede doğup büyümüş insanlara tam anlamıyla nihilist demek de haksızlık olur. Daha çok karmaşık bir duygu yaşıyor olmalılar.
Bu konuda yorum yaparsanız sevinirim. Belki haksızımdır.

Serapus dedi ki...

Herhangi bir akıma dayanarak yazmıyorum yazdıklarımı. Eğer yazıyorsam, çok duygulandığımda ya da ne bileyim sıkıldığımda yazıyorum. Kısa cümleler kurmak hoşuma gidiyor. Kelime oyunlarını seviyorum.
Bunalıma girmiyorum, yaşamımın, yaşamanın anlamı var benim nezdimde.
Bunlar duygu yoğunluğunun kelimelere dökülüşü sadece.
Yoksa normal hayatta pozitifliğimden ve sürekli gülüyor olmamdan şikayetçi olanlar bile var.
Bunun adı sözcüklerle oynamayı sevmek. Bloglar bunun için var bir bakıma.
Böyle. Açıklayıcı olmuştur umarım.

İbrahim Bulut dedi ki...

Açıklayıcı :))Çok güzel yazdıklarınız.

Serapus dedi ki...

Peyki, teşekkürler. :)

Boş işler müdüresi dedi ki...

Birde ''yemek'' var.Benim her faaliyetimin arasına sıkıştırdığım aktivite olur kendisi.

Serapus dedi ki...

Boş işler müdüresi;
Hmm bak onu nasıl unutmuşum. Aynen öyle, en sevdiğim aktivitelerdendir.